Merhaba bu sitedeki ikinci yazımı okuyan sevgili okur, görüşmeyeli nasılsın? Gerçi belki ilk yazımı demin okudun. Görüşmeyeli sadece dakikalar olmuş olabilir ama zaman çok göreceli bir kavram malum. Ben bütün ihtimalleri nasıl kontrol edeyim ki zamandan bahsediyoruz, ele avuca sığmayan bir arkadaş kendisi.  Kaç kişi kontrol edeyim derken zaman makinelerinde çürüyüp gitti tey tey…

O yüzden görüşmeyeli nasılsınız sorumu isteyen herkes üstüne alınabilir. Ben okuyucumu ayırt etmem ama bugün Twitter’da “Hiç işe yaramayan bir süper gücünüz olsa ne olurdu?” diye bir tweet okudum.  Altına da biri “Sadece Yozgat'a ışınlanabilmek.” yazmış. Bu Yozgat da ne çekti ya şu Twitter aleminde arkadaş! Bitmedi çilesi. Ayrıca hiçbir süper güç işe yaramaz değildir, ne zaman işe yarayacağı senaryosuna göre değişir. 

Mesela, yarın Yozgat hariç bütün dünyanın sonu gelse -ki Yozgat’la bu kadar uğraştıkları için dünya finalinde Yozgat'ın bize böyle bir sürpriz yapabileceğini düşünüyorum-, bu örneği veren arkadaşın iki saniye içinde “Yandım Allah!” diye Yozgat'a topuk turizmle ışınlanacağından eminim.

Ayrıca Yozgat'a tek başına mı yoksa yanında birileriyle beraber mi ışınlanıyor?  Bunu cümlesinde belirtmemiş.  Geçmiş olsun, cümlede boşluk bırakmayacaktın. Dünyanın sonu gelmiş. Valla millet o boşluklara dalar, “Beni de al yanına yiğidim!” diye üstüne atlar. Durduk yere kahraman olursun bak. Artık dünyanın merkezi olmuş Yozgat meydanına heykelin falan dikilir. “Demek ki neymiş, hiçbir süper güç işe yaramaz değilmiş.” diye ağlarsın.

Bence bu süper güç mevzusu fazla abartılıyor. Uçmak, görünmez olmak veya düşünce okumak gibi ilk akla gelen fantastik örneklerden değil, gündelik hayatta farkında olmadığımız süper güçlerimizden bahsediyorum.

Mesela tüm annelerin bence birden fazla kolu ve zamanı bükme gücü var. Hele "çocuk da yaparım kariyer" de diyenler duble güçlü. O kadar işi bir güne sığdırmanın başka bir açıklaması yok çünkü.  Beş dakikada hazırlanıp evden çıkabilenleri de bu gruba dahil ediyorum. Sonra mesela, sabahın köründe otobüse, metrobüse, vapura koşa koşa yetişebilenlerin kesin 'ışık hızı' gücü var.

Böyle kalabalık bir metropolde işe zamanında gidebilmeyi ben başka türlü açıklayamıyorum yani. İstanbul trafiğinde delirmeden bir yerden bir yere ulaşabilenlerin zaten 'ultra sabır' gücü var, o ayrı. Hep söylüyorum Survivor yarışmasını Dominik Cumhuriyeti’nde çekmeye gerek yok. İstanbul’da dışarı çıkıp evine sağ salim dönebilmiş herkes zaten gerçek Survivor. Tropikal iklim desen, artık o da var. Şehrin havasını değiştiren kentsel dönüşümümüz sağ olsun, fırtına ve sellerde 'suyu bükme' gücü verdi hepimize.

Beden gücünü kullanan emekçilerin, dev yeşil adam Hulk'tan bir farkı yok mesela.  Yaz kış demeden tarlada, fabrikada, inşaatta çalışan ya da en basitinden sırtındaki buzdolabını 12 kat yukarı taşıyan nakliyecinin gücünü nasıl açıklayabiliriz ki başka? Peki, hayatındaki maddi manevi zorluklara rağmen pes etmeyen, düştüğü yerden umutla kalkan, hayalleri uğruna çalışmaya ve yaşamaya devam eden insanlardaki pozitif güç, başlı başına bir süper güç değil midir zaten?

Şimdi süper kahramanlığın ana fikri nedir? Hayır efendim şan şöhret, para pul değil. Sanılanın aksine bu işten para kazanan yok; aileden zengin olanlar var işte Batman, Ironman gibi.  Ama en ünlüleri olan Süpermen'e bak, o mesela çiftçi çocuğu. 'Süpermenlik'ten arda kalan vakitlerinde de gözlük takıp gazetecilik yapıyor. Bu arada o gözlüğün de bize söylenmeyen bir 'kimlik gizleme gücü' var herhalde.

Çünkü Süpermenken yüzü zaten açık. Bir gözlükle Clark Kent oluyor ama bir Allah'ın kulu da kendisine "Seni gözüm bir yerden ısırıyor." demiyor. Neyse, kahramanlığın gizemli dünyası deyip geçelim. Konumuza dönelim. Kahramanlığın ana fikri neydi? Sevgi miydi emek miydi? Evet. Çünkü kötülük yapan süper kahramanlar da var.

Biz gücünü iyiden, adaletten yana kullananları seviyoruz. Bu noktada da öyle uçmaya kaçmaya gerek yok: Şu hayatta doğaya, hayvanlara, insanlara yardım eden herkes zaten süper kahraman.

Kaz dağları için direnen de, sokağındaki ağacı sulayıp koruyan da... Sınır tanımayan doktorlar da; arkadaşının gönül yarasını, derdini paylaşarak iyileştiren de… Yardıma muhtaç hayvanlar için barınak kuran da, evinin önüne bir kap su koyan da. Kahramanlığın derecesi yoktur; hepimiz şu hayatta birbirimize görünmez iplerle bağlıyız. Kelebek etkisinin gücü işte tam da burada.

Şu hayatta kime nasıl dokunuyorsun? Senin gücün nerede? O gücü Luke Skywalker gibi aydınlıktan yana mı, yoksa kendi gücünde kaybolup karanlık tarafa geçen Darth Vader gibi mi kullanıyorsun? O gücü dünyayla nasıl paylaşıyorsun? Bir genç kızın eğitim masraflarını karşılayacak kadar paran olmayabilir, bir çocuğun yüzünü güldürmek de kafidir. Avukat ya da aktivist olmayabilirsin ama bir haksızlık gördüğünde susmayıp, hikayesini paylaşarak enerjinin dönüşmesine yardımcı olabilirsin. Sosyal medya bu anlamda günümüzün en büyük süper gücü. Emine Bulut’un kızına destek için yapılan konser, karanlığı ışığa dönüştürmenin muazzam bir örneğiydi mesela. Gücün nerede, hangi konudaysa onu büyüt. Yaz, çiz, üret. Sanatçı mısın? Hayal gücünü devreye sok. Yok bildiğin düz vatandaşım diyorsan, hayattaki seçimlerinle önce kendine, sonra başkalarına ilham olabilirsin.

Başkalarına yardım ettiğin kadar kendine de ediyor musun mesela? Kendine de en yakın arkadaşına olduğun kadar merhametli misin? Hatalarını affedebiliyor musun? Geçmişi hala sırtında mı taşıyorsun? Yorulmadın mı? Peki korkuların hala kirli sepetinde yıkanmayı mı bekliyor? Git bir sepetin kapağını aç. İç çamaşırlarından mı korkuyorsun? Ohoo nasıl kahramansın sen? Daha pelerinini yıkayacaksın hadi, bak yer kalmamış. At o çamaşırları makineye. Yıkama sıcaklığını sevgiye, zamanını anda kalmaya ayarla. Dök şey deterjanını dök, “Kendinle Barışmax “ var dolapta, onu dök. Yumuşatıcı olarak da azcık mizah koy. Bitti gitti. Yahu ne abartmışsın, sen de insansın, yalnız değilsin di mi? Evet. Şimdi giy pelerinini haydi rastgele!

Unutma, hayatımızın kurbanı da, kahramanı da olmak bizim elimizde. Muhtaç olduğun güç de, tüm zamanların en büyük süper kahramanlarından birinin dediği gibi; “Damarlarımızdaki asil kanda mevcut.” Çok uzağa gitme…


Hande hanım gökkuşağından ya da diğer adıyla Havvana kuşağından bildirdi.

Hande hanım instagram