Yaratanı ancak deneyimleyerek tanıyabilirsin. Onu kendinden ayrı gördüğün ve onu dışarıda aradığın sürece onu tanıyamazssın. Tanımak için onun kendi içindeki varlığını ve yerini fark edip, keşfetmeye başlaman gerekir. Bu başka bir deyişle gerçek benliğini, özünü tanımaya başlamandır. Sen, kendi içinde onu deneyimledikçe, gördüğün herkeste ve her şeyde de aynen bir aynaya bakar gibi Tanrı’yı görebilmeye ve deneyimlemeye başlarsın. Her şey gözüne daha farklı görünür, daha net görebilmeye başlarsın ve dünyayı algılayışın değişir. Aslında hep orada olan bir şeyi görebilmeye başlar gözlerin çünkü kalbin ve zihnin açılır ve sadece açık bir kalple ve zihinle baktığımız zaman gerçeği görebiliriz. Sadece inanmak değil, herkesin ve her şeyin içindeki o Tanrı’yı yani yaratanı bilmek... Böylelikle kimseye inancını kanıtlama ihtiyacı duymazssın.






“Namaste” kelimesi Hindu selamlaşmasında kullanılan çok güzel bir kelimedir. Kendi içimdeki Tanrı senin içindeki Tanrı'yı selamlıyor demektir. Bugün yaşadığın, başta kendin ile ilişkin olmak üzere tüm ilişkiler sana Tanrı’yı daha da tanıtsın. Ve kalbin onun varlığına karşı duyduğun derin şükranın ışığıyla parlasın.

Amin

canev