Kaz Dağları, 

Anne memleket…  

Kaz Dağları, 

Her bir yeni adımda, yeni algı kapıları açan…

Kaz Dağları, 

Her gittiğinde, yine yeniden Nazım’ın “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür bir orman gibi kardeşçesine” dizlerini hissettiren… 

“Oh be dünya varmış!” deyişinin canlı kanıtıdır Kaz Dağları.

Defalarca kez tam da oradayken ve yürekten söylerken ayırdına vardım bu deyişin aslında ne denli anlam yüklü olduğunun.

Yine yeniden Kaz Dağlar’ında! 

 

 Geçen haftanın en sıcak gündem başlıkları şöyleydi: 

 

*Kaz Dağları’nda altın çıkartan Kanadalı şirket Alamos Gold Inc. ve ardından Doğu Biga Madencilik'e yönelik tepkiler büyüdükçe büyüyor. 

 

*Kaz Dağları’ndaki altın madeninden gelen son uydu görüntülerine göre çevrecilerin başlattığı ‘Su ve Vicdan’ nöbeti sürüyor. 

 

*Çanakkale Belediyesi, alanda çadır kurup nöbete katılacaklar için ücretsiz otobüs kaldırıyor.


*Kaz dağları için 20 bin kişi Alamos Gold Inc. şirketinin kazı alanına yürüdü.

 

Dünyaca ünlü aktör Johnny Depp, Instagram hesabından Kaz Dağları’nın tarihi ve ekolojik önemini anlatan bir gönderi paylaştı. Çevreci hayat tarzı ve kampanyalara verdiği desteklerle de bilinen bir diğer Hollywood starı Leonardo di Caprio’yu da bu paylaşımında etiketleyerek, haberin Instagram üzerinden hızla yayılmasını sağladı.  


 

 

Ülkemizde de pek çok sanatçı, siyasetçi ve sosyal medya fenomeni dikkat çekici paylaşımlarda bulundu, hatta bazıları bizzat kamp alanına gitti.  

 

Bir destek de Anadolu’nun son konar-göçer topluluğu olan, Toroslardaki ‘Sarıkeçili Yörükleri’nin kadın önderi Pervin Çoban Savran’dan, yani Pervin Ana'dan geldi:

 

“Ben kendi bedenimi Türkiye olarak düşünüyorum. Allah’a şükürler olsun kolay kolay hastalanmam. Önemli bir rahatsızlığım da yok. Ancak bir yerimde ansızın bir ağrı-sızı olduğu zaman Anadolu’nun bir yerlerinde bir güzelliğe zarar verdiklerini hissediyorum. Sanki sivri bir bıçağın ucu kalbime dokunuyor, içimi acıtıyor. Geceleri çadırımda uyurken içimde bir sızı hissediyorum aniden. Kalkıp kendi kendime ‘İşte yine bir yerlerde bir güzelliğe zarar veriliyor’ diyorum. Bunları söylemek belki deliliktir, bilmiyorum. Bana bazen bunu söylüyorlar. Ben normalde hasta değilim ki, neden içim acıyor? Bende akıl yok ki hasta olayım. Normalde akıllı insan kendini yoklar değil mi? Şuram ağrıyor, buram ağrıyor diye kendini kontrol eder. Bende öyle olmuyor. İnsan coğrafyasıyla bu kadar bütünleşir mi? Ama ben içinde yaşadığım doğayla bir bütünüm. Sanki kendim bir Türkiye’yim. Bir yerimde sızı hissettiğimde biliyorum ki bir yerlerde bir şeyler oluyor. Acı acı dalıp gidiyorum.”

 

Haberin tamamına ulaşmak için

 

Bizim Kaz Dağları’na Borcumuz var!

Kamp alanından paylaşım yapan, bize güncel haberleri ileten, oraya gidip yürüyen, nöbet tutan, bu nöbet tutulabilsin diye destek olan tüm canlar; bizim size de borcumuz var! 




 

https://www.instagram.com/kazdaglarikardesligi/

https://www.instagram.com/hareketamiri/

https://www.instagram.com/ckalebelediye/

 

 

Aslında bu hikayede; bilgi gibi tepkinin de hızla yayıldığı Internet çağında, çevreciliğiyle nam salmış Kanada’nın bir şirketi, dünyanın en kıymetli alanlarından birini arka bahçesi(!) sanınca neler oluyor onu da görüyoruz.

 

Alamos Gold Inc., kendi ülkesinde gerçekleştirdiği bir çöp toplama eyleminin haberini LinkedIn hesabından paylaşınca, Türkiye’den gelen tepki mesajları da aldı başını gitti. İda'nın önemini anlatan ve "Kendi ülkende çöp toplarken canım Kaz Dağları’nda ne yapıyorsun?!?” diyen tepkiler devam ediyor. 


 

Tema Vakfı’nın ‘Change.org’ sitesinde başlattığı imza kampanyasının ise hala desteğe ihtiyacı var. Kampanya metni ve linkini aşağıda bulabilirsiniz:   

 

 

 

“Kirazlı’da uydulara göre; söylenenin 4 katı (195.000*) ağaç kesildi. İşletme durdurulsun!

 

Kirazlı Altın Madeni’nde, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna aykırı işlem yapılıyor, işletme durdurulsun.

 

Şimdi değilse ne zaman?

Hepimizin en azından bir kere de olsa görmek istediği veya yerleşmek için hayalini kurduğu oksijen deposu Kaz Dağları, varlığını koruyabilmek için desteğini bekliyor. 

 

Çanakkale Kirazlı’da neler oluyor?

Kirazlı Altın Madeni Projesi, Mart 2019’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan inşaat faaliyetlerine başlamak için işletme iznini aldı. Projenin ilk aşamaları proje alanındaki ormanların ve diğer bitki örtüsünün ortadan kaldırılması ve 45 bin 650 ağacın kesilmesi olarak planlanmıştı. Haziran ayının ortasında yapılan tıraşlama ile maalesef ormanlarda büyük bir yara açıldı. Uydu* görüntüleri üzerinde yaptığımız incelemeler, maden sahası ve yol bağlantıları için yaklaşık 195 bin ağacın kesildiğini ortaya koyuyor. Buna göre ÇED raporunda belirtilenden dört kat daha fazla ağaç kesimi yapıldı.

Çanakkale Valiliği ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan, ÇED’e aykırı olarak kesilen ağaç sayısını tespit etmelerini ve ÇED’e aykırı ilerleyen işletmeyi durdurmalarını talep ediyoruz.

 

Kaz Dağları’nda Siyanürlü Altın Madenciliği

“Kirazlı Siyanürlü Altın İşletmesi” faaliyete geçmek için geri sayıma başladı. Çanakkale merkeze 30 km. uzaklıktaki maden alanı, aynı zamanda 180 bin insanın tek su kaynağı olan Atikhisar Barajı ile aynı su havzasında yer alıyor.

Kaz Dağları’nın kuzey yamacında, meşe ve çam ormanlarıyla birlikte dünyada sadece Türkiye’de yaşayan yedi bitki türünün yaşam alanı üzerine kurulması planlanan maden projesi hayata geçtiğinde 20 bin ton siyanür kullanacak. Siyanürle birlikte arsenik gibi birçok ağır metal de ortaya çıkacak. Bütün bir kentin tek su kaynağı, Kaz Dağları’nın dereleri, yeraltı suları, tarım alanları kirlilik; ormanları ve nadir bitkileri ise yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Çanakkale'nin doğasına ve tüm canlılarına sahip çıkmak için sen de imzala.”


#KazDağlarıHepimizin 

 

Change.org'daki kampanyaya buradan ulaşabilirsiniz

 



Yeni başlatılan bir diğer imza kampanyası ise UNESCO’ya çağrıda bulunuyor: 

İda, Unesco Dünya, kültür ve Doğa Mirası ilan edilsin

 

Kurtulsun dağlarımız… 

Bin pınarlı İda'da, 

Bir rahat nefes OLalım ... 

 


                                             

Başarabiliriz!