Başlıyoruz…



Her yeni başlangıç, bir heyecan verir… Özellikle bu başlangıç, onlarca güzel bakan gözlerin enerjisinin birleşmesini sağlayarak, dünyaya güzel bakan insanların yan yana gelmelerini amaçlıyorsa çok daha büyük bir etki yaratır insanda. İşte “Havvana” ile tanışmak böyle bir heyecan yarattı bende. Daha ilk cümlede yüzümü güldüren, içime umut veren, kalbimden geçenleri kelimelere döken ve inandıklarımı savunan bir grup muhteşem güçlü kadın ile yola çıkmak fikri çok heyecan verici oldu. Bu kadınlar, “Birbirini seven ve destekleyen kadınlar dünyayı güzelleştirir” diyorlardı. Güzel bir dünya için kalbimden geçen, daha iyi nasıl özetlenebilirdi ki?



Buradaki en can alıcı noktalardan biri, çevremi sarmalayan yüzlerce güçlü kadının güçlerinin farkında olmayışlarına hep hayıflanıyor olmamdı. Aslında aynı anda birçok işi son derece ahenk içinde ve itinalı yapabiliyorken, bu başarılarını fark etmiyor oluşlarına üzülüyordum. Zaten işler öyle bir düzende akıyordu ki doğuştan gelen bir özellik gibi bir farklılık, bir ayrıcalık ya da bir yetenek olarak kabul edilmekten çok uzak görülüyorlardı. El ele verdiğinde mucizeler yaratan kadınların birbirlerinden uzak durması da ayrıca çok üzüyordu beni. Yıllardır beynimize işlenmiş, özellikle şişirilerek asıl şekli değiştirilmiş olan “kadın kadının kurdudur” gibi yakıştırmalar yüzünden kadın dayanışmaları hep zarar görüyordu.


Oysa son yıllarda muhteşem gelişmelere şahit oluyorum. Kendini tanıyan, gücünü fark eden, kadınların birlikte daha neşeli ve daha üretken olabildiğini gören, farkındalıklarıyla hayata daha çok bağlanan kadınlar çok güzel gelişmelere ön ayak oluyor. Madem kadınlar merhametleri, vicdanları, incelikleri, çoğalma yetenekleri ve güzel olana yatkınlıkları ile anılıyorlar; kadına yakışan da dayanışma ve paylaşma oluyor tabi ki. Madem dayanışmak için yola çıktık; madem düştüğümüzde birbirimizin elinden tutacağız; madem umut vereceğiz, bazen de ilham; o zaman bir kadının yapabileceklerini hep hatırlamamız gerekecek…


Bir kadın özgürce yapmak istediği işi yapabilir. Markalar oluşturabilir. Yapılacak işlerde cinsiyet ayrımı kabul edilemez. Ancak insan, kendini hangi işte başarılı buluyorsa onu seçebilir. Burada dayanışma ilham olmaktır. Kendinden önce bu yoldan yürüyenlerin adımlarını takip ederek yürümektir. Belki de bazen daha yolun başındaki kadınlara elini uzatıp onlarla sohbet etmektir.

Güzel bir dünya fikrinin hayalden gerçeğe dönüşmesini sağlayacak yeni kuşakları yaratmak da kadının elindedir. Malum, geleceğin şekillenmesinde kadının rolü çok büyük. Buradaki dayanışma kadının bu rolünün ve rolün verdiği gücün farkına varmasını sağlamaktır. Aslında çevresindeki binlerce kadın aynı sıkıntıları yaşamış, aynı yollardan geçmiştir. Yalnız olmadığını hissetmek için aynı durumları yaşayan kadınların omuz vermesine ihtiyaç duyar.


Sürekli kendisi üzerinden yapılan tartışmalardan kendini sıyırıp, hayatı gerçekten istediği gibi yaşayabilen nadir kadınlardan biri olmanın verdiği sorumluluğu içinde hisseden kadınlarla birlikte olmak, tek tek parlayan mumların meşaleye dönüşmesi gibi… Birçok kadın kendisini asla tanıyamadan yaşıyor hayatını. Kendisine söylenen sözlere, yakıştırılan tanımlara takılıyor; bazen bunları kabul de ediyor ve yapabileceklerinin farkında olmadan, görev olarak benimsediklerini yaparak ömrünü bitiriyor. Dünyanın, gerçek bir kadın dayanışmasının başarabileceklerini görme zamanı geldi belki de…


O zaman başlıyoruz…